HomeHİZMETLERİMİZVergi Danışmanlığı

Vergi Danışmanlığı

 

I) Vergi Danışmanlığı:

Vergi Bölümümüz, müşterilerimizin mevcut ve planlanan faaliyetlerini inceleyerek işletmelerin vergi sonrası getirilerinin artırılması için çalışmalar yapar.Müşavirliğimiz ortakları Yeminli Mali Müşavirlerin Maliye Bakanlığı ve özel sektörde edindiği geniş bilgi ve tecrübeleri ile müşterilerimize;

Gelir Vergisi, Kurumlar Vergisi, Katma Değer Vergisi, Özel Tüketim Vergisi, Banka ve Sigorta Muameleleri Vergisi, Uluslararası Vergi Anlaşmaları, Diğer Vergiler Serbest Bölge Mevzuatı konularında vergi danışmanlığı hizmeti sunulmaktadır.


II) Vergi Planlaması

Bir işletmenin mevcut faaliyetlerinin optimum düzeyde çalışması ve yatırım kararlarının alınabilmesi için Vergi mevzuatını iyi bilen uzman vergi danışmanlarına ihtiyaç vardır. Vergi Danışmanlarımız bu hizmeti en iyi şekilde vermektedirler.

 

III) Vergi Kanunları Yönünden Denetim ve Tam Tasdik:

3568 sayılı kanuna göre isteyen şirketler yıllık hesaplarını bir Yeminli Mali Müşavire denetletme hakkına sahiptir. Bu denetim, Maliye Bakanlığı elemanları tarafından yapılmış denetim olarak kabul edilmektedir. Yeminli Mali Müşavir, şirketin yıl boyunca vergisel yönden denetimini yapmakta, yıl sonunda ödenecek vergiyi tespit edip hazırladığı raporu mükellefin bağlı olduğu vergi dairesine teslim etmektedir. Bu takdirde Yeminli Mali Müşavir, doğacak hatadan mükellefle birlikte müştereken sorumlu olmaktadır.

Müşavirliğimiz, müşterilerine 3568 sayılı kanuna göre tam tasdik hizmeti sunmaktadır.

 

IV) Yabancı Sermayeli Kuruluşlara Danışmanlık:

Türkiye'de faaliyette bulunan ve yatırım yapan yabancı sermayeli kuruluşlar için;

    Şirket Kuruluşu
    Yatırım Teşvik Belgesi Alımı
    Muhasebe departmanının organizasyonu ve personel temini
    Yabancı personel için çalışma ve ikamet izni alımı
    Şirket satın almaları
    Lisans ve royalty anlaşmalarının hazırlanması

konularında danışmanlık hizmeti sunmaktadır.

 

V) KDV İadesi:

İhracat yapan şirketler ile indirimli oranda KDV'ye tabi şirketler, ihraç ettiklerin malın bünyesine giren ve indirim yoluyla gideremedikleri KDV'yi iade alma haklarına sahiptir. İade ya Maliye Bakanlığı denetim elemanlarının yada Yeminli Mali Müşavirlerin yazacağı rapora göre yapılmaktadır. Şirketimiz, müşterilerine KDV alacaklarını en kısa zamanda alabilmeleri imkanını sunmaktadır.

 

 

 

Bilgilendirme

Tam Tasdik Yaptırmama Cezası

Bu zorunluluğu yerine getirmeyen mükelleflerin;

- Vergi Usul Kanunu’nun mükerrer 355. Maddesi gereğince Özel Usulsüzlük Cezasına çarptırılacağı,


- 3568 Sayılı SMMM ve YMM Kanununa dayanarak yayınlanan 18 seri sayılı Genel Tebliğ uyarınca, Maliye Bakanlığı tarafından öncelikle incelemeye sevk edileceği,


- 2012 yılı için dönem başına 364.000 TL’ni aşan KDV iade taleplerinin “YMM Tasdik Raporu” yerine, Maliye Bakanlığı ( Gelir İdare Başkanlığı) Denetim elemanlarınca düzenlenecek “ Vergi İnceleme Raporlarına” göre yerine getirileceği yukarıda belirtilen düzenlemelerle hüküm altına alınmıştır

Tam Tasdik Zorunlumudur

Mükelleflerin vergi beyannamelerinin SMMM tarafından imzalanmasını düzenleyen 4 seri sayılı Genel Tebliğ uyarınca 2012 yılı için aktif toplamı 5.175.100 TL’ni, net satışları toplamı 10.348,300 TL’sini aşan işletmeler vergi beyannamelerini Yeminli Mali Müşavire imzalatmak zorundadır.

Tam Tasdik Nedir

Tam Tasdik denetimi işletmelerin yıllık gelir veya kurumlar vergisi matrahlarının doğru saptanabilmesi için yapılan bir denetim türüdür.

Yıl boyu sürer. Bu sayede olası hata ve noksanlar yıl içinde düzeltilir. Biten yılın sonuçları, Yeminli Mali Müşavir tarafından ertesi yılın 6. ayının sonuna kadar Maliye Bakanlığına raporlanır.

Maliye Bakanlığı kendisine verilen “Tam Tasdik Denetim Raporuna” istinaden bir daha o işletme ile ilgili ihbar veya şikayet olmadıkça öncelikle inceleme yapmaz.

Tam Tasdik Denetimi ayrıca etkin bir vergi planlaması için önemli bir araçtır.

Şirket Birleşmesi İşlemleri

ŞİRKETLERİN BİRLEŞMESİ;

Birleşme,iki veya daha fazla ticaret şirketinin birbiriyle birleşerek yeni bir ticaret şirketi kurmalarından veya bir,yahut daha fazla ticaret şirketinin mevcut diğer bir ticaret şirketine iltihak etmesinden ibarettir.(TTK 146.md)
Birleşme ancak aynı nev’iden olan şirketler arasında mümkündür.
A-Birleşme Kararlarının Tescilinde İstenen Belgeler:

Kollektif ve Komandit Şirketler:

Birleşme sözleşmesinin onaylanmasına ilişkin ortakların oybirliği ile aldıkları kararın noter onaylı iki sureti,
Birleşen şirketlerin ünvanı altında temsile yetkili kişi/kişilerin imzası bulunan birleşme sözleşmesi,
Bilanço.
Birleşme nedeniyle infisah edecek (devir alınan) şirkete/şirketlere ait borçların ne suretle ödeneceğine ilişkin borç beyannamesi,
Limited Şirketler:

Birleşme sözleşmesinin onaylanmasına ilişkin, şirket sermayesinin üçte ikisini oluşturan ortakların olumlu oyu ile alınmış ortaklar kurulu kararının noter onaylı iki sureti,
Birleşen şirketlerin ünvanı altında temsile yetkili kişi/kişilerin imzası bulunan birleşme sözleşmesi,
Bilanço
Birleşme nedeniyle infisah edecek (devir alınan) şirkete/şirketlere ait borçların ne suretle ödeneceğine ilişkin borç beyannamesi,
Anonim Şirketler:

Birleşme sözleşmesinin onaylandığına ilişkin, şirket sermayesinin en az yarısına sahip olan ortakların ekseriyetiyle alınan genel kurul kararının, iki nüsha tutanağı (birinci toplantıda nisap sağlanamazsa, ikinci toplantıda şirket sermayesinin en az üçte birine sahip olanların ekseriyetiyle karar alınır), hazirun cetveli, Komiser atama yazısı,
Birleşme kararının imtiyazlı payların haklarını ihlal veya bertaraf ettiği durumlarda Türk Kanununun 389.maddesi dikkate alınır.
· Bilanço
· Birleşen şirketlerin ünvanı altında temsile yetkili kişi/kişilerin imzası bulunan birleşme sözleşmesi aslı
· Birleşme nedeniyle infisah edecek (devir alınan) şirkete/şirketlere ait borçların ne suretle ödeneceğine ilişkin borç beyannamesi,
Paylı Komandit Şirketler :

Türk Ticaret Kanununun 476/2 maddesi uyarınca, anonim şirkete ilişkin hükümler uygulanır.
Kooperatifler:

Kooperatifler Kanununun 98.maddesi uyarınca anonim şirketlere ilişkin hükümler uygulanır.
Kooperatif anasözleşmesinde daha ağır hükümler yoksa, kooperatif genel kurulunda alınacak birleşme kararının fiilen kullanılan oyların 2/3’ü nisapla alınması gerekmektedir.
Birleşmeden dolayı devir alan şirketin sermaye artırımı yapması halinde ;
a) Birleşen şirketler anonim şirket ve hisseli komandit şirket devir olan şirketlerin öz varlığının tespitine dair bilirkişi raporu ve mahkemenin bilirkişi atama kararı devir alan şirkette eski sermayesinin ödendiği ve ödenen sermayenin TTK 324 e göre korunduğunun tespitine ilişkin YMM veya SMMM raporu ile müşavir faaliyet belgesi ibraz edilmelidir.
b) Birleşen şirketler kollektif -komandit ve limited şirket ise devir olan şirketlerin öz varlığının tespitine dair bilirkişi raporu ve mahkemenin bilirkişi atama kararı veya yeminli mali müşavir raporu ile mali müşavirin faaliyet belgesi, devir alan şirkette eski sermayesinin ödendiği ve ödenen sermayenin TTK 324 e göre korunduğunun tespitine ilişkin YMM veya SMMM raporu ile müşavir faaliyet belgesi ibraz edilmelidir.
B-Birleşme Dolayısıyla Devir Olan Şirketin Kaydının Kapanmasında İstenilen Evrak;

1. Birleşme sözleşmesinin kabülüne ilişkin kararın tescilinden itibaren TTK’nun 150.maddesinde öngörülen 3 aylık itiraz süresinden sonra dilekçe ile hizmet birimlerimize başvurularak devir olunan şirketin kaydının terkini talep edilebilir.
2. 3 aylık itiraz süresi beklenmeden devir olan şirketin kaydının terkini talep edildiğinde ise; dilekçe ekinde şirketin kanuni defterlerinden çıkarılarak şirket yetkilileri tarafından imzalanmış ve denetçiler tarafından onaylanmış alacaklıların ad, soyad ve ticaret unvanları ile alacakları tutarını gösteren liste ile alacaklıların imzaları noter onaylı muvafakatları veya ödeme yapıldı ise ödeme makbuzları veya borca karşılık olan paranın bankaya yatırıldığına ilişkin ilanın yayımlandığı gazetelerin ibrazı gerekmektedir.

UFRS Nedir

Uniform Financial Reporting Standarts, Türkçe anlamı Uluslararası Finansal Raporlama Standartları'dır. Kısaltımışı Ufrs'dir.

 

Ufrs; Çeşitli ülkelerde yer alan şirketlerin birbirlerinin mali tablolarını görebilmesine ve karşılaştırabilmesine olanak tanıyan ve performans ölçen sistem olarak bilinmektedir.


Kar amaçlı işletmelerde uygulanmak üzere hazırlanmış olan Ufrs uygulamasıyla birlikte farklı ülkelerde yatırımları olan şirketler, nerede olursa olsunlar yatırımlarını takip ederek yatırımlarının mali tablolarını kolayca raporlayabileceklerdir.


AB tarafından Ufrs içeriğinde neler yer almaktadır?


1- Bilanço.
2- Gelir tablosu.
3- Öz kaynak değişim grafiği.
4- Nakit akım tabloları.
5- Muhasebe politikaları.
6- Finansal tablo açıklamaları.


Neden Ufrs?

 

1- Ufrs “Global standartlar” olma yolunda önemli avantajlara sahiptir.
2- Bir çok ülke halihazırda Ufrs’ yi ulusal standartları olarak benimsemiştir.
3- Avrupa Birliği Ufrs’ yi 2005 yılından itibaren zorunlu standart olması yönünde karar almıştır.
4- SPK ve BDDK kendilerine bağlı kurumlarda uygulanmak üzere Ufrs uyumlu Türkiye Muhasebe Standartlarını kısa bir süre önce yürürlüğe koymuştur.
5- Ülkemizde yürürlüğe girmesi beklenen Yeni Türk Ticaret Kanunu ile tüm sermaye şirketleri için Ufrs uygulamaları zorunlu olacaktır.


Muhasebe standartlarından neden Ufrs(Uluslararası Finansal Raporlama Standartları)'na geçişe ihtiyaç vardır?


1- Mali bilgilere duyulması gereken güven, bilgi ihtiyacı,
2- Fon yaratma ihtiyaçları,
3- Global Fon hareketleri,
4- Anlaşılabilirlik, karşılaştırılabilirlik,
5- Şeffaflık,
6- Mali tabloların gerçeği yansıtması.


Ufrs’ye geçişte atılması gereken adımlar nelerdir?


1- Etkili dönüşümün planlanması.
2- Diğer departmanlara/bölümlere, sistemlere etkilerin öngörülmesi.
3- Olası vergi avantajlarını değerlendirme.
4- Diğer projelere etkilerinin öngörülmesi.
5- Kaynak ihtiyaçlarını belirleme.
6- Stratejik kararların gözden geçirilmesi.
7- Rekabet koşullarının değerlendirilmesi.
8- Ufrs’deki güncel değişiklikleri takip etme.
Ufrs'ye geçişle elde edilecek kazanımlar nelerdir?


1- Yeni mevzuat: UFRS’nin öğrenilmesi ve şirket bünyesinde uygulayabilecek insan kaynağı sağlanması.
2- Yönetim raporlaması: bütçe, üst yönetim raporlamaları gibi unsurların yeniden tasarlanması.
3- Vergi: Halihazırdaki vergi yapısının UFRS’ye göre revize edilmesi ve stratejilerin gözden geçirilmesi.
4- Sözleşmeler: Sözleşme muhasebesinin gözden geçirilmesi.
5- Maliyet: Sistem ve süreçleri de kapsamında barındıran bir dönüşümün maliyetli olması.
6- İç kontrol: İç kontrollerin gözden geçirilmesi.
7- Koordinasyon: Bölümler/departmanlar arası koordinasyonun sağlanması ve bu hususla ilgili planlamanın yapılması.


Kaynak: http://ufrs.nedir.com

KDV İadesi Nasıl Alınır

İadesi gereken KDV Maliye Bakanlığı’ndan iki yolla talep edilebilir.


- Maliye Bakanlığı ( Gelir İdare Başkanlığı) denetim elemanlarınca yapılacak inceleme sonucu iade ya da,
- Yeminli Mali Müşavir KDV İadesi Tasdik Raporu ile iade,


Her iki inceleme nedeniyle geçecek sürede iade alacağını beklemeden almak isteyen mükellefler, teminat karşılığında iade alarak daha sonra yukarıdaki seçeneklerin biri ile teminat mektubunun çözümünü ( kendisine iadesini) talep edebilirler.

Kdv İadesi Nedir

Katma Değer Vergisi Kanunu uyarınca teslimi vergiden istisna edilmiş veya genel vergi oranından daha düşük bir KDV oranına bağlanmış ( indirimli oran), ya da tevkifata bağlanmış bazı teslim ve hizmetler nedeniyle işletmelerin yüklendikleri ve indirim yoluyla gideremedikleri KDV’nin mükellef işletmeye iadesidir.

Özel İnşaatlarda Kdv İadesi

Özel İnşaatlarda Kdv İadesi :

Müteahhitlerin ve inşaat işi yapan kurumların teşviki için kdv iadesi gerçekten bulunmaz bir nimet ama bununla ilgili hükümetin yeni çalışmaları olduğu 150m2 altındaki konutların teslimindeki %17 olan kdv iadesinin kaldırılmasının meclise sevk için beklediği dedikodularının yayıldığı şu kriz günlerinde tüm ekonomiyi yakından ilgilendiren bu uygulamanın değişmeyeceğini umuyoruz.

Birçok vasıfsız işçiyi barındıran bu sektörde işsizlik,kayıt dışı,konut ücretlerinin artması ve birçok inşaat firmasının iflası gibi birçok olumsuzlukların meydana gelmesi kaçınılmaz olacaktır. Zincirleme birçok sektörü yakından ilgilendirdiği için tüm piyasaları etkileyecektir bu nedenle meclise sevk edilse bile yasalaşmayacağını umarak kdv iadesi hakkında kısaca bilgiler vermeye çalışacağım.

3065 sayılı KDV kanunun 29.maddesi indirim müessesini düzenlemiştir. İndirimli orana tabi işlemler dolayısıyla yüklenilen ve indirim yoluyla giderilmeyen verginin kdv tutarlarının her yıl Bakanlar Kurulunca tespit edilen sınırı aşan kısmının yıl içinde vergilendirme dönemleri itibariyle mahsuben veya izleyen yılda nakden veya mahsuben iadesi mümkün kılınmıştır. Bununla ilgili açıklamalarda KDV kanunu 74 ve76 genel tebliğlerde yayınlanmıştır.

Bizi ilgilendiren Net Alanı 150 m2 ye kadar konut teslimleri bildiğimiz gibi tesliminde kdv oranı %1 aldığımız demir,çimento gibi malzemelerin kdv oranı %18 dolayısıyla %17 farkı devlet inşaat yapan kuruma kanun gereği mahsuben veya nakden iade etmektedir. (Mahsuben iade yıl içinde alınabilir Nakden iade izleyen yılda alınır)

Vergilendirme dönemleri itibariyle 4.000 TL aşmayan mahsup talepleri inceleme raporu ve teminat aranmaksızın yerine getirilecek, 4.000 TL üstü mahsup talepleri vergi inceleme veya YMM tasdik raporu karşılığında yerine getirilecektir. Talepler bu raporların ibraz edildiği tarihte geçerlilik kazanacaktır. İade mükellefin vergi borçları,kendi SSK prim borçları ile doğalgaz ile elektrik borçlarına mahsup edilebilecektir. Yıl içinde mahsup edilemeyen iade izleyen yılın Ocak-Kasım dönemleri arasında KDV beyanları ile yapılmalıdır. İade talebi bir dilekçe ile yapılacak ve bu dilekçeye şunlar eklenir.

*İndirimli orana tabi işlemlerin yapıldığı yıla ait alış ve satış faturalarının listesi

*Yıllık iade tutarının hesaplama tablosu

*Yıl içinde mahsup varsa onları gösterir tablo

*İndirilecek KDV listesi

*Devreden KDV tutarlarını gösterir tablo

*İade 4000TL üstü ise teminat inceleme raporu veya YMM Raporu

Bakanlar Kurulu indirimli orana tabi teslim ve hizmetlerdeki iade sınırı tebliğler ile belirler 2008 yılı için 11.600 TL 2009 yılı için 13.000 TL dir izleyen yıllarda da yeniden değerleme oranında artırılmak suretiyle uygulanacağı belirtilmiştir. 99 Seri Nolu KDV tebliği ekinde iade tutarları hesaplama tablosu mevcut olup gerekli açıklamalar yapılmıştır. Tablonun doldurulmasına dikkat etmeli 2009 yılı için 13.000 TL cari dönem iade edilebilir KDV tutarını geçen dönemden sonra mahsup talep edilebilir.

 

İhracatta Kdv İadesi - İstisnası

KDV Kanunun 11. ve 12. maddeleriyle ihracat istisnasına ilişkin hükümler düzenlenmiştir.

• 11. maddenin 1. fıkrasının (a) bendi ile ihracat teslimleri ve bu teslimlere ilişkin hizmetler ile yurt dışındaki müşteriler için yapılan hizmetlerin KDV’den istisna olduğu hükme bağlanmıştır. Bu hükümle, mal ihracı ve hizmet ihracında KDV uygulanmayacağı belirtilmiştir.

• Fıkranın (b) bendindeki Türkiye’de ikamet etmeyen yolcuların Türkiye’den satın alıp yurt dışına götürdükleri mallara ait ödenen KDV’nin iade edileceği hükmü ile, yolcu beraberinde yurt dışına çıkarılan eşyaların da normal ihracat şeklinde vergiden arındırılacağı hükmü düzenlenmiştir.

• Fıkranın (c) bendinde ise ihraç kaydıyla yapılan satışlarda ihracatçılar tarafından KDV’nin ödenmeyecek bir tür ön ihracat istisnası uygulaması getirilmiştir.

A- MAL İHRACI
KDV Kanununun 11/1-a maddesiyle ihracat teslimlerinin KDV’den istisna olacağı belirtilmiş olup, 12.madde de bir teslimin ihracat teslimi sayılabilmesinin koşulları düzenlenmiştir.

Söz konusu koşullar;

1. Teslimin yurt dışındaki bir müşteriye yapılması,

2. Teslim konusu malın T.C. gümrük hattından geçerek bir dış ülkeye vasıl olması

şeklinde açıklanmıştır.

İHRACAT İSTİSNASINDA ÖZEL DURUMLAR

• Yurt Dışına Satılmak Üzere Mal Gönderilmesi

Konsiye ihracatta malların yurt dışındaki komisyoncu veya şube tarafından alıcıya satıldığı tarih itibariyle ihracat istisnası beyan edilecektir. Yurt dışındaki fuar ve sergilere katılan ihracatçıların buralarda yaptığı satışlar için de aynı kural geçerlidir.

• Yurt Dışındaki İnşaatlara Makina ve Ekipman Götürülmesi

Yurt dışında müteahhitlik yapan Türk firmaların bu işlerinde kullanmak üzere kesin olarak yurt dışına götürdükleri makina, ekipman ve malzemeler için de ihracat istisnası kapsamında işlem yapılabilmektedir.

• Yurt Dışına Mal Kiralanması

Ticari kiralama yoluyla yapılan ihracatta mal ihracı değil, hizmet ihracı istisnasına göre işlem yapılmaktadır.

• Transit İhracat

Transit ihracatta, yurt dışındaki malların Türkiye’ye getirilmeksizin yurt dışına satışı söz konusu olduğundan, KDV oluşmamaktadır. Bu nedenle transit ihracat bedelleri KDV beyannamesine dahil edilmemektedir.

• Millileşmemiş Malların Satışı

Teslim anında Türkiye’de bulunmayan malların satışı KDV’nin konusuna girmemektedir. Ancak teslim anında Türkiye’de bulunmakla birlikte, millileşmemiş malların, milileşmeden yurt dışına götürülmek üzere satışında KDV uygulanmamaktadır.

• Sınır Ticareti

Bu şekilde satılan mallar için ihracat istisnası uygulaması mümkündür. Sınır ticareti yoluyla ihracatta, gümrük beyannamelerinin yanı sıra sınır ticareti yetki belgesi de aranılmaktadır. Ayrıca gümrük beyannamesi yerine düzenlenen “tahakkuk varakaları” istisna uygulamasında geçerli belge olarak kabul edilmektedir.

• Serbest Bölgelere Mal Gönderilmesi

Gümrük beyannamesi düzenlenmesi suretiyle ihracat istisnası uygulanabilmektedir.

• Ayni Sermaye İhracı

Yurt dışında kurulan şubeler veya iştirak edilen şirketlere ayni sermaye olarak mal götürülmesi durumunda, bu mallar için gümrük beyannamesi düzenlenmek şartıyla ihracat istisnası uygulanmaktadır.

• Özel Matrah Şekline Göre Vergilenen Malların İhracı

Özel matrah şekline göre vergilenen mallardan altın ve gümüşten mamul eşyaların ihracında istisna, külçe altın veya külçe gümüş tutarı dışındaki kısıma uygulanmaktadır.

• Deniz ve Hava Taşıtlarına Yapılan Teslimler

Serbest dolaşımda bulunan yakıt, yağ ve kumanyaların dış sefere çıkan deniz ve hava taşıtlarına verilmesi ihracat hükmünde olup, sözkonusu işlemler ihracat istisnasından yararlanmaktadır.

• Posta ile Yurt Dışına Mal Gönderilmesi

Gümrük beyannamesi düzenlenmek suretiyle posta ile yurt dışına ticari mahiyette mal göndermeleri ihracat istisnası kapsamındadır.

• İhraç Edilen Malların Geri Gelmesi

Yurt dışına çıkan malların herhangi bir nedenle geri gelmesi halinde, ihracat istisnası uygulanmamakta olup, önceki dönemlerde istisna beyan edilmişse, KDV yönünden yararlanılan kısım düzeltilmektedir.

• Gümrük Hattı Dışı Eşya Satış Mağazaları

Yurt içi, gümrük hattı dışı eşya satış mağazalarına gönderilen mallar da ihracat istisnası kapsamındadır.

• İhracatta Uygulanan Vade Farkları

İhracat istisnası uygulanarak yurt dışına satılan mallar için, ihracatçının sonradan vade farklı uygulaması halinde, yurt dışına kesilecek faturada istisnaya tabi tutulabilmektedir.

• Navlun ve Sigorta Bedelleri

İhracat faturası FOB bedel üzerinden düzenlenmektedir. Ancak ihracatın CIF veya CF teslim şekillerine göre yapılması durumunda navlun ve sigorta için ihracatçının yurt dışındaki müsterisine KDV istisnası uygulaması gerekmektedir. Bu durumda ihracat faturasındaki FOB bedel ile birlikte navlun ve sigorta bedellerinin KDV beyannamesinde “İhracat İstisnası” satırına yazılarak matrahtan düşülmesi gerekmektedir.

B- HİZMET İHRACI
KDV Kanunun 1. maddesi gereği, Türkiye’de yapılmayan hizmetler verginin konusuna girmemektedir. Türkiye’de yapılmakla birlikte yurt dışındaki müşteriler için yapılan hizmetler ise Kanunun 11/1-a maddesi ile vergiden istisna edilmiştir. KDV Kanunun 11/2. maddesinde, ikametgahı, işyeri ve kanuni iş merkezi yurt dışında olan alıcılara veya Türkiye’deki firmaların yurt dışında müstakilen faaliyet gösteren şubesine yapılan yurt dışında faydanılan hizmetlerin istisna kapsamında girdiği açıklanmıştır.

Hizmet İhracında KDV İstisnasının Uygulanabilmesi İçin Gerçekleşmesi Gerekli Şartlar

1. Hizmet Türkiye’de, yurt dışındaki bir müşteri için yapılmalıdır.

2. Fatura veya benzeri belge yurt dışındaki müşteri adına düzenlenmelidir.

3. Hizmetin bedeli döviz olarak Türkiye’ye getirilmelidir.

4. Hizmetten yurt dışında yararlanılmalıdır.

Türkiye’de Yapılan Hizmetlerin İhracat İstisnası Kapsamında Değerlendirilmesi İçin

• Yurt dışına fason işçilik yapılması istisnadan yararlanmaktadır.

• Tamir, bakım, onarım için Türkiye’ye geçici ithal yoluyla getirilen araçlara verilen hizmetler istisnadan yararlanmaktadır.

• Yabancı sigorta kuruluşlarına yapılan aracılık hizmetleri istisnadan yararlanmaktadır.

• Yabancı bayraklı teknelere Türk limanlarında verilen tamir, bakım, onarım, kışlama, çekek hizmetleri istisnadan yararlanmaktadır.

• Yurt dışına gösterim için film, metin, disket, bant, görüntü gönderilmesi istisnadan yararlanmaktadır.

• Yurt dışında imal edilecek malların kalıp ve modellerinin yapılması istisna kapsamına girmektedir.

• Yurt dışına yapılan finansal kiralama işlemleri istisna kapsamına girmektedir.

C- İHRAÇ KAYDIYLA YAPILAN TESLİMLERDE TECİL TERKİN UYGULAMASI
Belirli koşullar altında ihraç edilmek üzere teslim edilen mallar için hesaplanan KDV’nin ihracatçı tarafından ödenmemesidir.

Yararlanma Şartları

• Sanayi Bakanlığınca belirlenen kriterlere göre “imalatçı” niteliğine haiz olanların ihracatçılara yaptıkları teslimler,

• İmalatçı niteliği taşımayan satıcıların dış ticaret sermaye şirketlerine veya sektörel dış ticaret şirketlerine ihraç edilmek üzere yapılan teslimler,

• Özel finans kurumlarınca ihracatçılara yapılan teslimler

tecil-terkin sisteminden yararlanmaktadır.

Sanayi Bakanlığınca “İmalatçı” Niteliğine Haiz Olmanın Şartları

• Sanayi siciline kayıtlı olup, sanayi sicil belgesi almış olmaları,

• Sanayi odaları, ticaret odaları veya esnaf ve sanatkarlar derneklerine kayıtlı olmaları,

• İmalat içinde en az 5 işçi çalıştırmaları.

• Sanayi sicil belgesinde yer alan üretim konusunda gerekli araç parkına sahip olmaları,

Bu şartlara haiz olanlar tarafından ihracatçılara yapılan teslimlerde normal fatura düzenlenecek, KDV gösterilecek, ancak faturaya “3065 sayılı KDV Kanunu hükümlerine göre ihraç edilmek şartıyla teslim edildiğinden KDV tahsil edilmemiştir” şeklinde bir şerh düşülecektir. Bu şekilde ihracatçı, faturada gösterilen KDV’yi ödemeksizin malı teslim alacaktır.

Tecil-terkin uygulaması, sadece ihraç konusu nihai mallara uygulanabilecektir. İhracatçı tarafından olsa dahi işlemden geçirilecek ara mallar ile ihraç edilecek malın ambalajında kullanılacak mallar bu uygulamadan yararlanamayacaktır.

Bu kapsamda teslim yapılan dönemde 1 nolu KDV Beyannamesindeki Tablo III “İhraç Kaydıyla Teslimler” bölümü doldurulmak zorundadır.

Bu dönem beyannamesinde imalatçının ödenecek KDV’si olması halinde, bunun ihraç kaydıyla yapılan teslimlere ilişkin tahsil edilmeyen KDV kadar kısmı, vergi dairesince tarh ve tahakkuk ettirilecek, ancak tahsil edilmeyip tecil edilecektir.

İhraç kaydıyla teslim edilen malların, teslim tarihini takiben aybaşından itibaren 3 ay içinde ihracının gerçekleştiğine dair ihracatçının gümrük beyannamesinin vergi dairesine ibraz edilmesi üzerine tecil edilen vergi terkin olunmaktadır.

TECİL-TERKİN İŞLEMİNİN ÖZELLİKLERİ

Geçici İthal, Geçici Muaflık ve Dahilde İşleme Rejimleri Kapsamında İthal Edilen Mallar

Bedelli olarak geçici ithalatı yapılan malların işlenerek ihracatçılara tesliminde tecil-terkin işlemi yapılabilmektedir.

Geçici kabul ve dahilde işleme izin belgesi kapsamında ithal edilen ham ve yardımcı maddeler kullanılarak üretilen malların ihrac kaydıyla tesliminde tecil-terkin işlemi uygulanabilmektedir.

Üretimin Yanında Fason İmalat Yaptıranlar

İmalatçı tanımına girenler, kendi üretimine ek olarak fason imalat da yaptırmaları durumunda, fason imalatı kendi sanayi sicil belgesinde yazılı üretim dallarında yaptırmaları, işin riskini üstlenmeleri, ham madde ve yardımcı maddeleri kendi temin etmesi koşulu ile üretilen mallar için tecil-terkin uygulanabilmektedir.

Tecil-Terkin Uygulamasının İhtiyariliği

Tecil-terkin uygulaması tamamen imalatçıların insiyatifindedir. Başka bir ifade ile KDV tahsil edilmek suretiyle satış yapılması mümkündür. İhracatçı, ödeyeceği KDV’yi isterse indirim ve iade konusu yapabilmektedir.

D– BAVUL TİCARETİ
61 Seri No.lu KDV Genel Tebliği ile bavul ticaretinin kayıt dışı kalmasının önlenmesi ve bazı desteklerden yararlanılması sağlanmıştır. Bavul ticareti yoluyla ihracat yapacak yabancı uyruklu (veya yabancı ülkede ikamet ettiğini belgeleyen T.C uyruklu) alıcılara yapılan satışlarda, aşağıdaki şartlar dahilinde KDV uygulanmamaktadır.

• Satıcı, bağlı bulunduğu vergi dairesine başvurarak “Türkiye’de İkamet Etmeyenlere Döviz Karşılığı Satışlarda KDV İhracat İstisnası İzin Belgesi” (İstisna Belgesi) almaktadır. Bu belgenin alınması için, gerçek usulde vergilendirilmek ve hakkında gerçek dışı belge düzenleme veya bilerek kullanma konusunda rapor yazılmamış olması yeterlidir. İstisna belgesi, sadece bavul ticareti kapsamındaki işlemleri yapacak mükelleflere verilmektedir. Yolcu beraberi eşya ihracı istisnası uygulamasında da bu belge geçerli olmaktadır.

• Satışı yapılan mal bedelleri toplamının, KDV hariç 1 milyar liranın üzerinde olması gerekmektedir. Bir faturada gösterilen bedelin bu miktardan fazla olması halinde vergisiz satış yapabilmektedir. Birden fazla malın bedeli, aynı faturada gösterilmek şartıyla bu toplama dahil edilebilecektir.

• İstisna kapsamındaki satışlarda “Özel Fatura” 5 nüsha olarak düzenlenmektedir. İlk dört nüsha alıcıya verilecek, 5. nüsha satıcıda kalmaktadır.

• Satış bedellerine ait döviz, bankalara veya özel finans kurumlarına bozdurulmakta ve döviz alım belgeleri KDV beyannamesine eklenmektedir.

• Satın alınan mallar, fatura tarihinden itibaren 3 ay içinde, Gümrük Müsteşarlığı tarafından belirlenen gümrük kapılarından yurt dışı edilmekte olup, özel faturanın 2, 3 ve 4, nüshaları bu kapılarda görevli gümrük memuru tarafından onaylanmaktadır. Onay işleminin satıcılar, alıcılar veya taşıyıcı firmalar tarafından da yaptırılması mümkündür. Onay işlemi sırasında özel faturanın 2 ve 3. nüshaları gümrük görevlilerinde kalmaktadır.

• Özel faturanın onaylı 4. nüshası, çıkışı izleyen 1 ay içinde satıcıya ulaşmış olmalıdır.

Yukarıdaki şartlara uygun olarak yapılan satışlarda KDV tahsil edilmeyeceğinden, satışın yapıldığı dönem beyannamesinde satış bedelleri, KDV matrahından indirilmektedir. Bu satışlarla ilgili yüklenilen KDV ise genel hükümler çerçevesinde indirim konusu yapılmaktadır. Yüklenilen vergilerin indiriminin mümkün olmaması halinde indirilemeyen kısım mükellefe iade edilebilmektedir. Bu kapsamda işlemlerin bulunduğu KDV beyannamesine; gümrükte onaylanarak satıcılara intikal etmiş olan özel faturaların tarih, numara ve tutarlarını ihtiva eden liste ile bu tutarlara ait döviz alım belgeleri eklenmektedir.

E– DAHİLDE İŞLEME VE GEÇİCİ KABUL REJİMLERİNDE TECİL-TERKİN UYGULAMASI
Yurt dışından getirilen ham ve yardımcı maddeler kullanılarak üretilen malların ihraç edilmesi halinde, bu maddelerin ithalinde gümrük vergisi ile diğer mali yükümlülükler teminat karşılığı ertelenerek, ihraç edilecek malların girdi maliyetleri azaltılmaktadır. Aynı şekilde yurt dışından getirilen mallarını işlenmek amacıyla geçici olarak ithal edilmesi durumunda da gümrükte vergi uygulanmamaktadır.

Yerli girdi kullanan mükellefler içinde aynı sistem geçerlidir. Tüm sektörlerde dahilde işleme veya geçici kabul izin belgesine sahip imalatçı-ihracatçıların yurt içinden ham ve yardımcı madde alımlarında KDV Kanununun 11/1-c maddesi kapsamında tecil-terkin işlemi uygulanması mümkün kılınmıştır.

İhraç kaydıyla teslimlerde olduğu gibi dahilde işleme ve geçici kabul rejimi kapsamındaki teslimlerde tecil-terkin uygulaması isteğe bağlı olup, mükelleflerin KDV tahsil ederek işlem yapması da mümkündür.

Uygulamanın Kapsamı

• Alıcının geçici kabul veya dahilde işleme izin belgesine sahip imalatçı-ihracatçı olması gerekmektedir. Ürettiği malları aracı ihracatçı vasıtasıyla ihraç eden imalatçılar da bu uygulamadan yararlanabilmektedir.

• Teslim edenin KDV tebliğlerinde tanımlanan “imalatçı” vasfına haiz olması gerekmektedir.

• Teslime konu malın:

* İhraç edilecek ürünlerinin imalinde kullanılacağı sözü edilen belgelerde yazılı hammadde ve yardımcı madde olması,

* İmalatçılar tarafından üretilmiş veya çerçevesi belirlenmiş şekilde fason olarak imal ettirilmiş olması,

* Düzenlenecek faturalarda her bir mal çeşidi itibariyle KDV hariç bedelin; 2,5 milyar TL’sını aşması,

* Belgede yazılı sürede ihraç edilmesi

gerekmektedir.

Belgede belirtilen miktardan fazla maddenin tecil-terkin uygulaması kapsamında satın alınması mümkün değildir. Öte yandan tecil-terkin uygulaması mal teslimleri bakımından geçerli olup, hizmetler bu kapsama girmemektedir.

F– YOLCU BERABERİNDE EŞYA İHRACI
Türkiye’ye geçici olarak gelen kişilerin Türkiye’den satın aldıkları malları yurt dışına çıkarmaları halinde, malların yurt dışında tüketimi söz konusu olduğundan ihracat benzeri bir durum ortaya çıkmaktadır. Kanunun 11/1 maddesinin (b) bendiyle, Türkiye’de ikamet etmeyen yolcuların satın aldığı mallara ödedikleri KDV’nin, bu malların yurt dışına çıkarılması üzerine iade edileceği hükme bağlanmıştır.

Bu konuda geçerli olan 43 Seri No.lu KDV genel tebliği ile yapılan düzenlemeye göre, yolcu beraberinde eşya ihracı şu şekilde uygulanmaktadır.

İstisnadan Yararlanacak Alıcılar

Türk uyruklu kişiler kural olarak Türkiye’de mukim sayıldıklarından, istisnadan yararlanamamaktadır. Ancak yurt dışında yerleşik olan Türk uyruklu kişiler istisnadan yararlanabilmektedir. Bunlar dışında yabancı uyruklu herkes (Türkiye’de ikamet edenler hariç) pasaportunu ibraz etmek suretiyle istisnadan yararlanabilecektir.

İstisna Kapsamında İşlem Yapacak Satıcılar

Bağlı bulunduğu vergi dairesine yazılı olarak başvurup “izin belgesi” alan gerçek usulde KDV mükellefleri, istisna kapsamında satış yapabilmektedir. Bu belge, “bavul ticareti” için gerekli olan belgenin aynısıdır.

İstisna Kapsamına Giren İşlemler

Bedeli 100 milyon Türk Lirasını aşan her türlü mal tesliminde istisna uygulanabilecektir. Bu tutara, aynı faturada gösterilmek şartıyla birden fazla mal çeşidine ait bedeller dahil edilebilecektir. Ancak kişisel tüketime konu olacak miktarı aşan mallar için bu istisna kapsamında işlem yapılamayacaktır. Hizmet ifaları ise bu istisna kapsamına girmemektedir.

Satıcılar Tarafından Yapılacak İşlemler

Alıcının pasaportunu gören satıcılar, 4 nüsha olarak düzenleyecekleri faturaya, alıcının pasaport numarasını, çeşidini varsa banka şubesi ve hesap numarasını da kaydetmek suretiyle mal bedeli ve KDV’yi ayrı ayrı gösterilmesi gerekmektedir.

Alıcılar Tarafından Yapılacak İşlemler

Satın alınan malların 3 ay içinde yurt dışına çıkarılması ve çıkış sırasında satın alınan mallar gösterilmek suretiyle fatura nüshalarının Türk gümrük görevlisine onaylatılması gerekmektedir. Onay işlemini yapan gümrük görevlisine faturanın iki nüshası bırakılmaktadır.

G- İHRACAT İSTİSNASINDAN DOĞAN KDV’NİN İADESİ İÇİN ARANILAN BELGELER

Mal İhracında

• Gümrük Beyannamesi

• İhraç Edilen Malların Satış Faturaları

• İndirilecek KDV Listesi

• İhraç Edilen Malın Bünyesine Giren KDV Hesaplanması

Hizmet İhracında

• Fatura Fotokopisi

• Döviz Alım Belgesi

• İndirilecek KDV Listesi

• İhraç Edilen Malın Bünyesine Giren KDV Hesaplanması

İhraç Kaydıyla Teslimlerde

• Gümrük Beyannamesi

• Satış Faturaları

• İndirilecek KDV Listesi

Bavul Ticaretinde

• Onaylı Özel Fatura

• Döviz Alım Belgesi

• İndirilecek KDV Listesi

• İhraç Edilen Malın Bünyesine Giren KDV Hesaplanması

Yolcu Beraberi Eşya İhracında

• Onaylı Fatura ve Çekler

• İndirilecek KDV Listesi

• İhraç Edilen Malın Bünyesine Giren KDV Hesaplanması

• Aracı Firmaların Düzenlediği İcmaller

Sınır ve Kıyı Ticaretinde

• Sınır veya Kıyı Ticareti Yetki Belgesi

• Tahakkuk Varakası

• İndirilecek KDV Listesi

• İhraç Edilen Malın Bünyesine Giren KDV Hesaplanması

Dahilde İşleme ve Geçici Kabul Rejimi Kapsamında Tecil-Terkin Uygulamasında

• Dahilde İşleme veya Geçici Kabul İzin Belgelerinin Onaylı Örneği

• Alıcı Adına Düzenlenen Yeminli Mali Müşavir Raporu

• Satış Faturaları

İndirimli Oranda Kdv İadesi

I- GİRİŞ

KDV Kanunu’nun 29. maddesi hükmü uyarınca, 28. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak Bakanlar Kurulunca vergi oranları indirilen teslim ve hizmetler dolayısıyla yüklenilen ve indirim yoluyla giderilemeyen KDV tutarlarının, Bakanlar Kurulu Kararı ile belirlenen sınırı -2013 yılı için 17.000 TL- aşan kısmı, 119 Seri No.lu KDV Tebliği’nin (4.2) bölümünde belirtilen borçlara yılı içinde vergilendirme dönemleri itibariyle mahsuben, izleyen yıl içerisinde talep edilmesi kaydıyla nakden ya da söz konusu borçlara mahsuben iade edilebilecektir.www.ozdogrular.com

KDV Kanunu’nun yürürlüğe girdiği 01.01.1985 tarihinden beri indirimli orana tabi işlemler dolayısıyla yüklenilen ve indirimle giderilmeyen vergiler iade edilmektedir.

İndirimli oranda vergiye tabi işlemlerden doğan aylık ve yıllık iadenin usul ve esasları 64, 74, 76, 82, 85, 99, 101, 105 ve 106 Seri No.lu KDV Genel Tebliğleri ile 27, 29 ve 41 No.lu KDV Sirkülerinde belirlenmiştir(1).

Öte yandan 119 Seri No.lu KDV Genel Tebliği(2) ile yukarda sayılan Genel Tebliğlerde yer alan indirimli orana tabi işlemler dolayısıyla yapılacak iadelere ilişkin bölümler yürürlükten kaldırılmış ve 23.06.2012 tarihinden sonraki uygulanmak üzere indirimli orana tabi işlemler kapsamında yapılacak iadelere ilişkin usul ve esaslar aşağıdaki şekilde düzenlenmiştir.

II- İNDİRİMLİ ORANA TABİ OLMAKLA BİRLİKTE İADE EDİLMEYEN İŞLEMLER

Aşağıda belirtilen işlemler İndirimli oran kapsamında yer almakla birlikte söz konusu mal ve hizmetler dolayısıyla yüklenilen vergilerin indirilememesi veya indirimle giderilmemesi halinde iadeye konu olması mümkün bulunmamaktadır.

- KDV’nin konusuna girmeyenler KDV beyannamesine dâhil edilmeyecek,
- Kısmi istisna kapsamına girenler dolayısıyla yüklenilen vergilerin indirim ve iadesi söz konusu olmadığından, yüklenilen bu vergiler işin mahiyetine göre gider, maliyet veya kanunen kabul edilmeyen gider olarak dikkate alınacak,

- Tam istisna kapsamına girenler (ihraç kaydıyla teslimler hariç) dolayısıyla yüklenilen vergilerden indirim yoluyla telafi edilemeyenler ise, ilgili işleme ilişkin usul ve esaslar çerçevesinde iade edilecektir.www.ozdogrular.com

III- İADE TUTARININ HESAPLANMASI

iade tutarının hesaplanması konusunda 119 Seri No.lu KDV Genel Tebliği’nde yer alan açıklamalara göre; indirimli orana tabi işlemlerden doğan iade tutarının hesaplanmasında, önce işlemin bünyesine doğrudan giren harcamalar nedeniyle yüklenilen vergiler dikkate alınacak, daha sonra ilgili dönem genel yönetim giderleri için yüklenilen vergilerden pay verilecektir. Bu şekilde hesaplanan tutarın, azami iade edilebilir vergi tutarının altında kalması halinde, en fazla aradaki farka isabet eden tutar kadar amortismana tabi iktisadi kıymetler (ATİK) dolayısıyla yüklenilen vergilerden iade hesabına pay verilebilecektir.

A- YILI İÇİNDE MAHSUBEN TALEP EDİLECEK İADE TUTARLARININ HESAPLANMASI

İndirimli orana tabi işlemleri bulunan mükellefler, bu işlemleri nedeniyle yüklendikleri ve indirim yoluyla telafi edemedikleri için yılı içinde mahsuben iadesini talep edecekleri KDV tutarını aylar itibariyle ve kümülatif olarak hesaplayacaklardır. İade talebinin, ilgili vergilendirme dönemleri itibariyle indirimli orana tabi tüm işlemleri kapsaması gerekmekte olup, işlemlerin ayrıştırılıp sadece bir kısmına yönelik hesaplama yapılması ve bu şekilde iade talep edilmesi mümkün değildir.

Hesaplama aşağıdaki şekilde yapılacaktır:

- Hesaplamaya her yılın Ocak ayı itibariyle başlanacaktır. Ay içindeki iade hakkı doğuran işlemin bünyesine giren vergiden, işlem dolayısıyla % 1 veya % 8 oranı uygulanarak hesaplanan KDV düşülecek ve ay içi itibariyle “iadeye esas KDV” tutarına ulaşılacaktır. Bu tutar Ocak ayı devreden vergisi ile karşılaştırılacaktır. Beyannamede sonraki döneme devreden vergi yer almıyorsa o dönem için dönem sonu iade hesabı “sıfır” kabul edilecektir. Sonraki döneme devreden vergi mevcutsa ve iadeye esas KDV tutarını (yüklenilen KDV - hesaplanan KDV farkı) aşıyorsa iadeye esas KDV tutarı, aşmıyorsa devreden vergi tutarı “İade Edilebilir KDV” olarak kabul edilecektir. Bu tutar ilk ay sonu itibariyle iade edilebilir KDV tutarıdır.

- Ocak ayında indirimli orana tabi işlem yoksa, iade edilebilir KDV “sıfır” olarak dikkate alınacaktır. www.ozdogrular.com

- Şubat ayında indirimli orana tabi işlemin bünyesine giren vergiden, işlem dolayısıyla hesaplanan vergi düşülerek Ocak ayında yapıldığı gibi ay içi iadeye esas KDV tutarına ulaşılacaktır. Bu tutar, Ocak sonu iade edilebilir KDV tutarı ile toplanacak ve toplam Şubat sonu devreden vergisi ile karşılaştırılacaktır. Karşılaştırma Ocak ayındaki gibi yapılarak, Şubat sonu “İade Edilebilir KDV” tutarına ulaşılacaktır. Bu tutar, iadeye hak kazanılan iki aylık kümülatif KDV tutarıdır.

Şubat ayında indirimli orana tabi işlem yoksa Şubat için iadeye esas KDV de olmayacağından devreden vergi ile karşılaştırma Ocak sonu iade edilebilir KDV esas alınarak yapılacaktır.

Yıl içerisinde yapılacak tüm iade taleplerinde, önceki dönemlerde iade talebinde bulunulup bulunulmadığına bakılmaksızın, ilgili yıl için belirlenen alt sınır-2013 yılı için 17.000- ve iadesi talep edilen tutarlar dikkate alınmadan iadenin talep edildiği her bir döneme kadar yukarıda belirtildiği şekilde kümülatif bir hesaplama yapılması gerekmektedir. Bu hesaplama sonucu bulunan tutardan ilgili yıl için belirlenen alt sınır ve önceki dönemlerde mahsuben iadesi talep edilen tutarlar çıkarılacak ve varsa kalan tutarın mahsuben iadesi talep edilecektir. Bu işlem sonucunda herhangi bir tutar kalmıyorsa bu dönemde iade talebinde bulunulması söz konusu değildir. Dolayısıyla, ilk iade talebinden sonraki dönemlerde yapılacak iade taleplerinde, kümülatif iade edilebilir tutar, ilgili yıl için belirlenen alt sınır ve önceki dönemlerde mahsuben iadesi talep edilen tutar toplamını aşıncaya kadar herhangi bir iade talebinde bulunulamayacaktır.

Öte yandan ilk defa iade talebinde bulunulduğu dönemden önceki dönemlerden herhangi birinde ödenecek verginin bulunması durumunda, ödenecek vergi çıkan bu dönemden önceki dönemlere ilişkin olarak herhangi bir iade talebinde bulunulamayacaktır.

İndirimli orana tabi işlemlerde iade tutarı, indirimli orana tabi teslim veya hizmetle ilgili olarak yüklenilen vergi ile söz konusu işlemler üzerinden hesaplanan vergi arasındaki farkın sonraki döneme devreden KDV ile karşılaştırılması sonucu belirlenmektedir. Bu hesaplama yapılırken, indirimli orana tabi işlemler üzerinden hesaplanan verginin bu işlemler nedeniyle yüklenilen vergiden yüksek olduğu dönemlerdeki tutarlar arasındaki fark, cari dönem sonu iade edilebilir KDV tutarından düşülecektir.www.ozdogrular.com

B- ÖRNEKLER

Örnek: Tarım aletlerinin ticaretini yapan mükellef (Z)’nin, 2011 yılında yapmış olduğu indirimli orana tabi teslimleriyle ilgili bilgiler aşağıdadır.

1- Mükellefin Aralık/2010 vergilendirme döneminden devreden vergisi 50.000 TL’dir.

2- Şubat/2011 vergilendirme döneminde 2011 yılı için belirlenen alt sınır olan 14.300 TL’lik tutar aşılmış ve mükellef, bu tutarı aşan 5.700 TL’nin iadesini talep etmiştir. Bu tutarın tamamı mükellefin kendisine ait vergi borçlarına mahsuben iade edilmiştir.

C- İZLEYEN YIL İÇERİSİNDE NAKDEN/MAHSUBEN TALEP EDİLECEK İADE TUTARLARININ HESAPLANMASI

İzleyen yıl içerisinde nakden veya mahsuben iadesi talep edilecek tutar, bir önceki takvim yılının bütün vergilendirme dönemleri için yukarıda 1-Yılı İçinde Mahsuben Talep Edilecek İade Tutarlarının Hesaplanması bölümündeki açıklamalara göre hesaplanacaktır.www.ozdogrular.com

Yılı içinde mahsuben iade edilemeyen verginin izleyen yıl içinde nakden veya belirtilen borçlara mahsuben iadesinde, yılı içinde mahsuben iade edilen tutarlar dikkate alınmadan aylar itibariyle kümülatif hesaplama yapılacak, bulunan tutardan yılı içinde mahsuben iadeler düşülecek, kalan tutarın işlemin yapıldığı yıl için belirlenen iade edilmeyecek alt sınırı aşan kısmının nakden veya mahsuben iadesi, izleyen yılın Ocak-Kasım vergilendirme dönemlerine ilişkin KDV beyannameleri ile talep edilebilecektir.

İadesi talep edilebilir tutar, izleyen yılın Ocak vergilendirme döneminden iadenin talep edildiği döneme kadar verilen beyannamelerde yer alan devreden vergi tutarları ile karşılaştırılacaktır.

Buna göre;

- Devreden vergi tutarı, iadenin talep edildiği döneme kadar bütün dönemlerde iadesi talep edilen tutarı aşıyorsa, talep edilen tutarın tamamı iade edilebilecektir.

- Devreden vergi tutarı, iadenin talep edildiği döneme kadar herhangi bir dönemde iadesi talep edilebilir tutarı aşmıyorsa, iadenin talep edildiği döneme kadar verilen beyannamelerde yer alan en düşük devreden vergi tutarı iade edilebilecek tutar olarak dikkate alınacaktır.

- İadenin talep edildiği döneme kadar aradaki dönemlerden herhangi birisinde ödenecek vergi çıkması halinde iade talep edilmesi söz konusu olmayacaktır.

Yıllık iadelerde azami iade tutarının belirlenmesinde, iade talebinde bulunulan yıldaki toplam işlem bedeli esas alınacak, ay içi hesaplamalarda azami iade edilebilir tutarın aşılması bu durumu değiştirmeyecektir.

D- İADE EDİLECEK AZAMİ TUTAR

İndirimli orana tabi teslim veya hizmetle ilgili olarak yüklenilen vergi ile söz konusu işlemler üzerinden hesaplanan vergi arasındaki farkın, % 1 oranına tabi işlemler için işlem bedelinin % 17’sini, % 8’e tabi işlemler için ise işlem bedelinin % 10’unu aşan kısmı, iade hesabına dahil edilmeyecektir. Azami iade tutarının belirlenmesinde iade talebinde bulunulan döneme kadar yapılan toplam işlem bedeli dikkate alınacak, ay içi hesaplamalarda azami iade edilebilir tutarın aşılması bu durumu değiştirmeyecektir. Ancak işlemin bünyesine doğrudan giren harcamalara ilişkin olarak yüklenilen verginin, azami iade tutarını aşması halinde, mükellefin iade talebi, aşan kısım için münhasıran vergi inceleme raporu sonucuna göre yerine getirilecektir.www.ozdogrular.com

IV- İNDİRİMLİ ORANA TABİ İŞLEMLERDEN DOĞAN KDV İADE TUTARININ HESAPLANMASINDA HESAPLANAN KDV İLE YÜKLENİLEN KDV ARASINDAKİ FARKIN NASIL DİKKATE ALINACAĞI

Mükelleflerin indirimli orana tabi işlemlerinden doğan KDV iade taleplerinde, indirimli orana tabi teslim ve hizmetler dolayısıyla yüklenilen vergi ile hesaplanan vergi arasında oluşan (+) (-) farkına ilişkin yapılacak işlemler konusunda uygulamada tereddütler ve Gelir İdaresi ile mükellefler arasında uyuşmazlıklar bulunmaktaydı.

Konya Vergi Dairesi Başkanlığı’nın Özelgesi’nde;

“Dolayısıyla indirimli orana tabi işlemler nedeniyle hesaplanan verginin, indirimli orana tabi işlemler nedeniyle yüklenilen vergiden büyük olduğu dönemlerde ise (yüklenilen vergi indirim yoluyla telafi edildiği için) indirimli orana tabi işlemler nedeniyle iade doğmayacağı gibi oluşan (-) eksi farkın aylar itibariyle hesaplanan iade miktarından tenzil edilmesi gerekmektedir.”(3) denilmektedir.

Öte yandan 119 Seri No.lu KDV Genel Tebliği ile Gelir İdaresi konuya aşağıdaki şekilde açıklık getirmiştir.

Buna göre:

İndirimli orana tabi işlemlerde iade tutarı, indirimli orana tabi teslim veya hizmetle ilgili olarak yüklenilen vergi ile söz konusu işlemler üzerinden hesaplanan vergi arasındaki farkın sonraki döneme devreden KDV ile karşılaştırılması sonucu belirlenmektedir. Bu hesaplama yapılırken, indirimli orana tabi işlemler üzerinden hesaplanan verginin bu işlemler nedeniyle yüklenilen vergiden yüksek olduğu dönemlerdeki tutarlar arasındaki fark, cari dönem sonu iade edilebilir KDV tutarından düşülecektir. Beyannamede sonraki döneme devreden vergi yer almıyorsa o dönem için dönem sonu iade hesabı “sıfır” kabul edilecektir.www.ozdogrular.com

Öte yandan İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı’nın bir Tamiminde;

“mükelleflerin indirimli orana tabi işlemlerinden doğan KDV iade taleplerinde, indirimli orana tabi teslim ve hizmetler dolayısıyla yüklenilen vergi ile hesaplanan vergi arasında oluşan (+) (-) farkına ilişkin yapılacak işlemler 03.07.2009 tarihli ve 6651 sayılı yazımız ile Gelir İdaresi Başkanlığı’na intikal ettirildiği, bu kapsamdaki iade tutarlarının hesaplanmasında hesaplanan vergi ile yüklenilen vergi (-) farkı tutarının bloke edilerek, blokede bırakılan tutara ilişkin işlemlerin Gelir İdaresi Başkanlığı’ndan alınacak cevabi yazıya göre gerçekleştirilmesi gerektiği bildirilmiştir.

Konuya ilişkin olarak GİB’ndan alınan 28.02.2012 tarih ve 22300 sayılı cevabi yazıda;

Bu çerçevede, indirimli orana tabi işlemlerden doğan iade taleplerinin halen yürürlükte bulunan genel tebliğlerdeki açıklamalar çerçevesinde yerine getirilmesi gerekmektedir.”(4) denilmektedir.

Bilindiği üzere, 119 Seri No.lu KDV Genel Tebliği öncesinde indirimli orana tabi teslimlerden doğan KDV iade uygulamasına ilişkin usul ve esaslar 74, 76, 82, 85, 99, 101, 105, 106, 111, 113 ve 114 Seri No.lu KDV Genel Tebliğlerinde açıklanmış, söz konusu tebliğlerde talep edilecek iade tutarının hesaplanmasında bir dönemde yüklenilen vergi ile hesaplanan vergi farkının negatif olması halinde söz konusu negatif (-) farkların ilgili dönem sonu iade edilebilir KDV tutarından düşülmesi gerektiği yönünde bir belirleme yapılmamıştır.

Bu defa, 119 Seri No.lu KDV Genel Tebliği’nde(5), bu Tebliğ’in yayımından sonraki iade taleplerinde uygulanmak üzere indirimli orana tabi işlemler kapsamında yapılacak iadelere ilişkin usul ve esaslar düzenlenmiş olup, Tebliğ’in “2.1. Yılı İçinde Mahsuben Talep Edilecek İade Tutarlarının Hesaplanması” başlıklı bölümünde;

“…

Hesaplamalar aşağıdaki şekilde yapılacaktır:

İndirimli orana tabi işlemlerde iade tutarı, indirimli orana tabi teslim veya hizmetle ilgili olarak yüklenilen vergi ile söz konusu işlemler üzerinden hesaplanan vergi arasındaki farkın sonraki döneme devreden KDV ile karşılaştırılması sonucu belirlenmektedir. Bu hesaplama yapılırken, indirimli orana tabi işlemler üzerinden hesaplanan verginin bu işlemler nedeniyle yüklenilen vergiden yüksek olduğu dönemlerdeki tutarlar arasından fark, cari dönem sonu iade edilebilir KDV tutarından düşülecektir.” şeklinde konuya açıklık getirilmiştir. www.ozdogrular.com

Buna göre, indirimli orana tabi teslimlerden doğan KDV iade talepleri ile ilgili olarak, 119 Seri No.lu KDV Genel Tebliği’nin yayım tarihinden önce yürürlükte olan genel tebliğlerde yüklenilen vergi ile hesaplanan vergi arasındaki negatif farkların talep edilecek KDV iade tutarından düşülmesi yönünde bir düzenleme bulunmadığından ve bu yönde düzenleme yapan 119 Seri No.lu KDV Genel Tebliği yayım tarihinden sonraki iade talepleri için uygulanacağından, 119 Seri No.lu KDV Genel Tebliği’nin yayım tarihi öncesi talep edilmiş olan KDV iadelerine ilişkin ilgide kayıtlı tamim yazımıza istinaden blokede tutulan yüklenilen vergi ile hesaplanan vergi arasındaki negatif farklara tekabül eden tutarların iadelerinin/mahsuplarının gerçekleştirilmesi gerekmektedir.

Diğer taraftan, 119 Seri No.lu KDV Genel Tebliği’nin yayımından sonraki, KDV İade taleplerinde ise iade tutarının hesaplanmasında, indirimli orana tabi işlemler üzerinden hesaplanan verginin bu işlemler nedeniyle yüklenilen vergiden yüksek olduğu dönemlerdeki tutarlar arasındaki fark, cari dönem sonu iade edilebilir KDV tutarından düşüleceği tabiidir.” şeklinde idari görüşünü açıklamıştır(6).

V- DEĞERLENDİRME VE SONUÇ

İndirimli oranda vergiye tabi işlemlerden doğan aylık ve yıllık iadenin hesaplanmasına ilişkin olarak Kanunda yer alan sakıncalar doğal olarak 119 Seri No.lu KDV Genel Tebliği’nde de muhafaza edilmektedir.

Öte yandan indirimli orana tabi mal ve hizmetler dolayısıyla iade edilecek KDV’nin kapsamına girecek harcamaların belirlenmesi, hesaplanması ve iadenin usul ve esasları KDV’de iade hakkını doğuran işlemlerin en zorudur. Tamamen şekli kurallara bağlanmıştır. Bu nedenle bu işlemleri yaparken çok dikkatli olunması ve belirlenen sürelere uyulması gerekmektedir.www.ozdogrular.com

Bilindiği gibi indirimli oran uygulamasından kaynaklanan KDV iadelerinde indirimli orana tabi işlemin 18 ile çarpılıp, hesaplanan KDV düşüldükten sonra kalan farkın devreden KDV ile karşılaştırılıp, iade edilecek KDV’nin tespit edilmesi şeklinde uygulanmamaktadır.

İade edilecek tutarın belirlenebilmesi için, işlemin bünyesine giren yüklenilen KDV’nin sağlıklı bir şekilde hesaplanması gerekmektedir. Bu işlem bir hayli zordur. Sağlıklı maliyet hesaplarını gerektirir. Çok sayıda girdinin kullanıldığı imalatlarda bu hesaplama daha da zorlaşmaktadır.

Nasıl olsa firmalar maliyet hesabını yapıyorlar. Dolayısıyla bu hesaplama zor değildir denilebilir. Ama bu iki hesaplama şeklini ayni kefeye koymak mümkün değildir.

MB’nin 5732-117 sayılı Özelgesi’nde aşağıdaki açıklamalara yer verilmiştir.

“İşletmelerin üretim yapısı, faaliyet gösterdikleri sektörler, yapılan işlemlerin niteliği itibariyle önemli farklılıklara sahip olmaları nedeniyle işlemin bünyesine doğrudan giren harcamalara ait yüklenilen vergilerin iade hesabına aktarılmasında standart bir yöntem verilememektedir.

Bu nedenle işletmelerin, yapmış oldukları faaliyetler, bulunduğu sektör, iş kolu, kullanmış olduğu muhasebe sistemi vs. gibi özellikler göz önünde bulundurulmak suretiyle defter, kayıt ve belgeler esas alınarak işlemin doğrudan bünyesine giren harcamalar ile genel giderlere ilişkin yüklenilen vergileri kendi yöntemlerine göre hesaplamaları gerekir.”

İndirimli orana tabi iade edilecek KDV tutarının hesaplama uygulanmakta olan yöntem, KDV iade uygulamasında önemli güçlükler çıkarmaktadır. Mümkün olan en kısa sürede terk edilmesinde fayda vardır.

Nuri Değer

Yaklaşım Dergisi

* YMM
(1) Nuri DEĞER, Açıklamalı ve Uygulamalı Katma Değer Vergisi Kanunu, Yaklaşım Yayıncılık, s. 1058-1075
(2) 23.06.2012 tarih ve 28332 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.
(3) Konya Vergi Dairesi Başkanlığı’nın, 16.1.2009 tarih ve KDV-2-11/102 sayılı Özelgesi.
(4) İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı B.07.1.GİB.4.34.17.01-130 (TAMİM-2012/KDV-2)-Seri: A Sıra No: 282 sayılı Tamimi.
(5) 23.06.2012 tarih ve 28332 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.
(6) Zeki GÜNDÜZ, “Vergi Portalı”, Dünya, 5 Eylül 2012

Hava Durumu

Partnerlerimiz

Online Ziyaretçiler

242 ziyaretçi ve 0 üye çevrimiçi

Bize Ulaşın

0312-4390293

Bu e-Posta adresi istenmeyen posta engelleyicileri tarafından korunuyor. Görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir.

Sancak Mah. 511.Sokak 8/3 Yıldız Ankara